Sosyal Ontoloji ve Eleştirel Metafizik
Biyografik Not: MIT'de Felsefe ve Kadın Çalışmaları
Profesörü olan Sally Haslanger, çağdaş felsefenin en etkili ve politik olarak
angaje isimlerinden biridir. Haslanger, analitik metafiziğin teknik araçlarını
kullanarak toplumsal cinsiyet, ırk ve adalet gibi konuları masaya yatırır. Onun
çalışması, "teorik metafizik" ile "sosyal değişim"
arasındaki köprüyü kuran en sağlam yapıtlardan biri kabul edilir.
1. Sosyal Yapı (Social Construction) ve Gerçeklik
Haslanger’ın felsefesinin kalbinde, bazı gerçekliklerin
"doğal" değil, "sosyal olarak inşa edilmiş" (socially
constructed) olduğu fikri yatar.
- İnşa
Edilmiş Ama Gerçek: Haslanger'a göre bir şeyin "inşa
edilmiş" olması, onun "sahte" olduğu anlamına gelmez. Para,
hukuk veya ırksal kategoriler zihnimizden bağımsız bir "doğa"ya
sahip olmayabilirler; ancak toplum içinde gerçek etkilere (ayrımcılık, güç
dağılımı, haklar) sahip oldukları için metafiziksel olarak
"gerçektirler".
- Ontolojik
Temellendirme: Sosyal kategoriler, kolektif pratiklerimiz ve
inançlarımız tarafından temellenir (grounded). Bu, Kit Fine’ın
hiyerarşi fikrinin toplumsal alana uygulanmasıdır.
2. "Resisting Reality": Gerçekliğe Direnmek
Haslanger, en ünlü yapıtında metafiziği bir eleştiri aracı
olarak kullanır:
- İdeoloji
Analizi: Sosyal yapıların çoğu zaman "doğal"mış gibi
sunulması, bir ideolojik maskedir. Haslanger, bu maskeyi düşürmek için
metafiziksel analizi kullanır.
- Kritik
Soru: Bir kategori (örneğin 'kadın' veya 'beyaz') hangi sosyal işlevi
görüyor ve bu işlev kimin çıkarına hizmet ediyor?
3. Kavram Mühendisliği (Conceptual Engineering)
Bağlantısı
Haslanger, sadece "dünya nedir?" diye sormaz;
"dünyayı hangi kavramlarla anlatırsak daha adil olur?" diye de sorar.
- Düzeltici
Metafizik: Eğer mevcut sosyal kategorilerimiz zulme neden oluyorsa,
filozofun görevi bu kavramları yeniden tanımlamaktır. Bu, felsefeyi pasif
bir betimleme sanatı olmaktan çıkarıp aktif bir tasarım disiplinine
dönüştürür.
- Theodore
Sider ile Farkı: Sider "elektron" gibi doğal türlerin
(natural kinds) eklemlerini ararken; Haslanger "toplumsal
türlerin" (social kinds) eklemlerini ve bu eklemlerin neden olduğu
kırılmaları arar.
- Misyonu:
Metafiziği "insanlaşmış" bir yapıya kavuşturmak ve teknik
felsefeyi toplumsal özgürleşmenin hizmetine sunmak.
1. İnşa Biçimleri: Nedensel, Kurucu ve Söylemsel
Sosyal inşacılık kavramı, bir nesnenin veya kategorinin
toplumla olan ilişkisine göre farklı anlamlar taşır:
• Nedensel İnşa (Causal Construction): Toplumsal
faktörlerin bir şeyin varlığa gelmesinde veya mevcut özelliklerini kazanmasında
temel bir rol oynamasıdır.
• Kurucu İnşa (Constitutive Construction): Bir şeyin
tanımının zorunlu olarak toplumsal faktörlere referans içermesidir. Örneğin,
"eş" (wife/husband) kategorisi biyolojik değil, ancak bir evlilik
kurumu ve toplumsal ağ içinde anlam kazanan kurucu bir inşadır.
• Söylemsel İnşa (Discursive Construction): Bir
şeyin, kendisine yönelik atıflar, sınıflandırmalar ve adlandırmalar sonucunda
belirli bir şekil almasıdır. İnsanlar, kendilerine atfedilen "zeki",
"havalı" veya "suçlu" gibi etiketlere yanıt vererek bu
kategorilere uygun hale gelebilirler.
2. İdeoloji Eleştirisi ve "Maske Düşürme" Projesi
İnşacı yaklaşımlar sıklıkla birer "maske
düşürme" (debunking) projesi olarak işlev görür. Bu projeler, doğal
veya metafiziksel olarak kaçınılmaz görünen (örneğin "kadın doğası"
veya "ırksal özellikler") kategorilerin aslında toplumsal güçler
tarafından oluşturulduğunu ortaya koymayı amaçlar. Hegemonik ideoloji,
toplumsal yapıları o kadar içselleştirilmiş ve "doğal" bir hale
getirir ki, insanlar bu yapıların toplumsal birer kurgu olduğunu fark etmezler;
inşacılık bu görünmez yapıları görünür kılarak değişim için bir kaldıraç sunar.
3. Etkileşimli Türler ve Döngüsellik (Looping Effect)
Ian Hacking, "etkileşimli türler" (interactive
kinds) kavramı ile inşacılığa önemli bir katkı sunar. Kuarklar veya taşlar gibi
"ilgisiz türler" (indifferent kinds), biz onları nasıl
sınıflandırırsak sınıflandıralım değişmezken; mülteciler veya çocuk suçlular
gibi etkileşimli türler, nasıl sınıflandırıldıklarının bilincine vararak
davranışlarını değiştirebilirler. Bu durum, sınıflandırma ile sınıflandırılan
nesne arasında sürekli bir "geribildirim döngüsü" (feedback
loop) yaratır.
4. Gerçekçilik ve İnşacılık İlişkisi (Eleştirel Gerçekçilik)
Sosyal inşacılık, popüler kanının aksine her zaman anti-realizm
veya idealizm anlamına gelmez. Sally Haslanger'ın savunduğu "eleştirel
gerçekçilik" (critical realism) anlayışına göre, bir yapının toplumsal
olarak inşa edilmiş olması onun "gerçek dışı" olduğu anlamına gelmez.
Irk ve toplumsal cinsiyet gibi yapılar, bireylerin eylemlerinden bağımsız
olarak onları kısıtlayan ve şekillendiren nesnel toplumsal gerçekliklerdir.
Sider'a göre ise sanat eserleri, yapay nesneler (table, chair) veya ırk gibi
kategoriler hakkındaki iddialar, toplumsal uzlaşımlara dayanan önermeler olarak
"kurucu inşa" örnekleridir.
5. Sosyal Yapılar ve Kaynaklar
Sosyal inşacılık, yapıların sadece zihinsel şemalardan
değil, aynı zamanda maddi kaynaklardan oluştuğunu vurgular. Sosyal
yapılar, toplumsal şemaların (kültürel anlatılar, scriptler) ve kaynakların
(para, güç, binalar, teknoloji) birbirini karşılıklı olarak sürdürdüğü
sistemlerdir. Örneğin, bir fabrikadaki "saat basma istasyonu", hem
işçinin emeğini zamana göre ölçen bir "şemayı" hem de o fiziksel
makine "kaynağını" bir araya getirerek kapitalist çalışma yapısını
inşa eder.
Özetle sosyal inşacılık, dünyanın bizzat kendisinin
"bulanık" olup olmadığı tartışmasından ziyade, dilimiz ve
toplumsal pratiklerimizin gerçekliği nasıl katmanlara ayırıp yapılandırdığına
odaklanır.
Temel Yapıtları:
- Resisting
Reality: Social Ontology and Social Critique (Gerçekliğe Direnmek:
Sosyal Ontoloji ve Sosyal Eleştiri - 2012)
- Critical
Theory and Practice (Eleştirel Teori ve Pratik - 2017)
- What
is Natural and Social Ontologies? (Doğal ve Sosyal Ontolojiler Nedir?)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder