|
Alfred Tarsky (d. 14 Ocak 1902, Varşova,
Polonya - ö. 26 Ekim 1983, Berkeley, California, ABD), genel cebir, ölçü kuramı,
matematiksel mantık, kümeler kuramı ve me-tamatematik alanlarında yaptığı
katkılarla tanınan Polonya asıllı ABD'li matematikçi ve mantıkçı.
Doktora çalışmasını 1923'te
Varşova Üniversitesi'nde tamamlayan Tarski, daha sonra aynı üniversitede
öğretim üyesi olarak çalıştı. 1939'da ABD'ye gitti, 1942'de öğretim üyesi
olarak girdiği Berkeley'deki California
Üniversitesi'nde
1949'da matematik profesörlüğüne getirildi. 1958-60 arasında aynı
üniversitenin Miller Temel Bilimsel Araştırmalar Enstitüsü'nde araştırmacı
profesör olarak çalıştı. Pek çok matematikçinin yetişmesinde büyük payı olan
Tarski 1968'de emekli olduktan sonra da ders vermeyi sürdürdü.
Yapıtları arasında en önemlileri
şunlardır: The Concept of Truth in the Languages of Deductive Sciences (1933;
Tümdengelimlı Bilimlerin Dillerinde
Doğruluk Kavramı), Geometry (1935; Geometri), Introduction
to Logic and to the Methodology of Deductive Sciences (1936; Mantığa ve Tümdengelimli Bilimlerin Yöntembilimine
Giriş), Direct Decompositions of Finite Algebraic Systems (1947; Sonlu Cebirsel Sistemlerin Dolaysız Ayrışımları), A
Decision Method for Ele-mentary Algebra and
Geometry (1948; Temel
Cebir ve Geometride Bir Saptama Yöntemi), Undecidable Theories (1953; Saptanamaz
Kuramlar) ve Logic, Semantics, Metamathematics (1956; Mantık, Anlambilim, Metamatematik).
A.B.
|
Alfred Tarski’nin temel düşüncesi, “doğruluk” kavramını biçimsel ve matematiksel bir çerçevede tanımlayarak modern mantık ve dil felsefesine yön vermesidir. Özellikle geliştirdiği “anlamsal doğruluk kuramı” (semantic theory of truth), 20. yüzyıl analitik felsefesinin en etkili katkılarından biridir.
Tarski’nin Temel Katkıları
1. Doğruluk Kavramı
Tarski’nin en ünlü eseri: The Concept of Truth in Formalized Languages (1933).
Ana fikir: Doğruluk, dilin yapısı içinde tanımlanabilir; “bir cümle doğruysa, o cümlenin söylediği şey dünyada gerçekleşiyordur.”
Örnek:
“Kar beyazdır” cümlesi doğru ⇔ Kar beyazdır.
Bu yaklaşım, doğruluğun dilsel biçimle dünyadaki durum arasındaki uygunluk (correspondence) olduğunu gösterir.
2. Tarski’nin Doğruluk Tanımı
Doğruluk, “tatmin” (satisfaction) kavramı üzerinden tanımlanır.
Bir cümle, belirli nesneler dizisi tarafından tatmin ediliyorsa doğrudur.
Bu, doğruluğu matematiksel olarak tanımlamayı mümkün kılar.
3. Yalancı Paradoksu ve Semantik Paradokslar
Tarski, “Bu cümle yanlıştır” gibi paradoksları çözmek için dil düzeyleri ayrımı önerdi:
Nesne dili (object language)
Üst dil (metalanguage)
Doğruluk yalnızca üst dilde tanımlanabilir; böylece paradokslar engellenir.
4. Model Teorisi ve Mantık
Tarski’nin çalışmaları, modern model teorisinin temelini attı.
Mantıkta doğruluk, yalnızca dilsel kurallarla değil, modellerle (dünya tasarımlarıyla) ilişkilendirildi.
Bu, matematiksel mantığın ve bilgisayar bilimlerinin gelişiminde kritik rol oynadı.
Tarski’nin Etkisi
Analitik felsefe: Doğruluk kuramı, dil felsefesinde temel referans noktası oldu.
Mantık: Model teorisi ve biçimsel semantik onun katkılarıyla gelişti.
Bilim felsefesi: Bilimsel teorilerin doğruluk koşullarını tanımlamada Tarski’nin yaklaşımı kullanıldı.
Bilgisayar bilimi: Yapay zekâ ve programlama dillerinde semantik tanımlar Tarski’nin yöntemlerinden esinlenir.
Sonuç
Alfred Tarski, doğruluk kavramını matematiksel mantıkla tanımlayan ve dilin yapısını çözümleyen bir filozof–mantıkçı olarak, 20. yüzyıl felsefesinin en etkili isimlerinden biridir. Onun çalışmaları sayesinde “doğruluk” tartışması soyut bir metafizik mesele olmaktan çıkıp biçimsel, bilimsel ve uygulanabilir bir kavram haline gelmiştir.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder