Willard Van Orman Quine (1908-2000)
Çözümleyici felsefenin gelişimine önemli katkıları olmuş Amerikalı mantıkçı ve felsefeci. 1930ların başlarında Avrupa'da bulunmuş, Rudolf Carnap'tan dersler almıştır. Avrupa'da bulunduğu süre içerisinde Viyana Çevresi felsefecileriyle ve Polonyalı mantıkçılarla yakın ilişkiler kuran Quine tanıştığı bu Avrupalı mantıkçı ve felsefecilerden oldukça etkilenmiştir. Quine 'in felsefesinin genel çizgisi bilimcidir. Sözcük ve Nesne adlı kitabında ortaya attığı doğalcı görüşleriyle felsefeyi doğa bilimlerinin bir parçasıymış gibi ele alır. Örneğin Quine a göre bilgikuramı bilişsel ruhbilimin bir parçası olarak görülmelidir.
Quine 'in felsefeye yaptığı katkılardan en çok ses getirenlerin başında analitik ve sentetik önermeler ayrımına yaptığı itirazlar gelir. Philosophical Review'de. yayımlanan, 1951 tarihli "Deneyciliğin İki Dogması" ("Two Dogmas of Empiricism") başlıklı yazısında Quine, bu ayrımın geçmişte kimse tarafından doyurucu bir şekilde yapılmadığını, bundan sonra da yapılabileceğini gösterir bir neden olmadığını savunur. Kant'ın analitik önermeler için yaptığı tanımın —bir önerme analitiktir ancak ve ancak o önermenin öznesi yüklemini içeriyorsa— ayrımı belirlemeye yetmediğini, "içerme" sözcüğünün ne tür bir içerme kastettiğinin belirsiz olduğunu; eğretilemeli olduğunu söy" ler. Analitik önermeleri mantık doğruları olarak ele alan deneycilere karşı olarak da örneğin "Bütün bekar insanlar evlenmemiş insanlardır" önermesinin "Bütün bekâr insanlar bekâr insanlardır" önermesi gibi mantıkça doğru olmasının "evlenmemiş" ve "bekâr" sözcüklerinin eşanlamlı olduklarının belirtilmesine ve dolayısıyla eşanlamlılığın tanımlanmasına bağımlı olduğunu ileri sürmüştür. Quine burada eşanlamlılık tanımının kaçınılmaz olarak "analitiktik" kavramına başvuracağına işaret eder.
Felsefe Sözlüğü |
W.V. Quine, analitik dil felsefesinde mantıksal
deneyciliğin sarsılmaz görünen temellerini yıkan ve felsefeyi bilimle
bütünleştiren natüralist bir dönemi başlatan en etkili düşünürlerden
biri olarak sunulur.
Quine’ın felsefesi; anlam, gönderim ve analitiklik gibi geleneksel kavramları reddeden olumsuzlayıcı bir tutum sergilerken, bu kavramların yerine bilimsel psikoloji ve nedensellik ilişkilerine dayalı bir açıklama modeli koyar.
Quine ve onun kilit kuramları, kaynaklar çerçevesinde şu ana
başlıklar altında tartışılabilir:
1. Mantıksal Deneyciliğin Eleştirisi: "İki Dogma"
Quine, 1951 tarihli ünlü makalesiyle Carnap gibi mantıksal
deneycilerin üzerine kurulu olduğu iki temel "dogma"ya saldırmıştır.
• Analitik/Sentetik Ayrımı: Carnap, doğruluğu sadece
anlamca belirlenen (analitik) ile olgulara dayanan (sentetik) cümleler arasında
keskin bir ayrım yaparken; Quine, böylesi bir ayrımı sağlam bir temele
oturtmanın imkansız olduğunu savunur.
• İndirgemecilik: Tek tek cümlelerin deneyimle
doğrulanabileceği fikrine karşı çıkarak, bilimin tamamının deneyimle sadece uç
noktalardan temas ettiğini ileri sürer.
2. Bilgi Ağı ve Bütüncülük (Holizm)
Quine’a göre inançlarımız, birbirine bağlı bir "bilgi
ağı" (web of belief) oluşturur.
• Deneyim Karşısında Bütüncülük: Bu ağ, bir güç alanı
gibidir; dış sınırlarda (deneyimle temas eden noktalarda) bir çatışma
yaşandığında, ağın iç kısımlarında (mantık ve matematik dahil) her türlü cümle
yeniden gözden geçirilebilir.
• Pragmatik Tercihler: Hiçbir cümle deneyimden
tamamen muaf değildir; mantık yasalarını bile koruma eğilimimiz, sadece ağın
dengesini bozmamak adına yaptığımız pragmatik bir tercihtir.
3. Çevirinin Belirsizliği ve "Gavagai"
Quine, anlamın nesnel bir "maddi olgu" (fact of
the matter) olmadığını kanıtlamak için radikal çeviri senaryosunu
kurgular.
• Belirsizlik (Indeterminacy): Hiç bilinmeyen bir
dili (X dili) çevirmeye çalışan bir kişi, tüm davranışsal verilere uygun
olmasına rağmen birbiriyle çelişen iki farklı çeviri kılavuzu hazırlayabilir.
• Göndergenin Esrarengizliği: Meşhur "Gavagai"
örneğinde olduğu gibi, bir yerlinin bu sözcüğü kullandığında "tavşan"
mı, "tavşan-an" mı yoksa "kopmamış tavşan parçası" mı
kastettiğini belirleyecek nesnel bir davranışsal veri yoktur. Bu durum,
göndergenin (reference) dile dayatılan kuramsal bir yapı olduğunu gösterir.
4. Natüralizm ve Dilsel Eğilimler
Quine’ın natüralizmi, "ilk felsefe" (metafiziksel
ön kabuller) diye bir şeyin olmadığını, dilin bilimsel yöntemlerle incelenmesi
gerektiğini savunur.
• Toplumsal Bir Sanat Olarak Dil: Dil, insanların
duyu alıcılarının tetiklenmesiyle (sensory stimulation) gösterdikleri onaylama
ve onaylamama eğilimlerinin bir bütünüdür.
• Gözlem Tümceleri: Dilin dünyaya açılan kapısı olan
bu tümceler (Örn: "Yağmur yağıyor"), sinirsel alıcıların
tetiklenmesiyle bireylerde oluşan toplumsal çağrışımlardır.
5. Kilit Düşünürlerle Bağlam
• Carnap ile İlişkisi: Carnap’ın dilleri
"kurallar sistemleri" olarak tasarlamasına karşı Quine, kurallar ile
olgular arasındaki sınırın silik olduğunu göstererek Carnap'ın pragmatik
yaklaşımını daha radikal bir boyuta taşımıştır.
• Davidson ile İlişkisi: Davidson, Quine’ın radikal
çeviri fikrinden derinden etkilenmiş ancak "doğruluk" kavramını
çeviriden ziyade "yorum"un merkezine koyarak Quine’dan ayrılmıştır.
Davidson, Quine'ın aksine doğruluğun "içkin" değil, yorum için transandantal
bir ön koşul olduğunu savunur.
• Chomsky ile İlişkisi: Chomsky dili zihinsel bir
yeti olarak içselci (internalist) bir modelle açıklarken, Quine dili tamamen
dışsal ve davranışçı bir toplumsal sanat olarak görür.
Özetle; Quine, dili zihinsel veya soyut bir dünyadan
koparıp fiziksel dünyanın nedensellik ağının içine yerleştirmiştir. Onun için
felsefe yapmak, gemiyi açık denizde yol alırken onarmaya benzer; her parça
(inanç) her an yerinden sökülüp değiştirilebilir, ancak bu işlem her zaman
mevcut ağın bütünlüğü içinde gerçekleşir.
Quine’ın bilgi anlayışını bir balıkçı ağına
benzetebiliriz: Ağın ipleri (cümleler) birbirine düğümlenmiş haldedir;
kenarındaki ipler denize (deneyime) değer. Eğer kenardaki bir ip koparsa, bu
sarsıntı ağın merkezine kadar ulaşır ve biz ağın parçalanmaması için bazı iç
düğümleri (mantık ve matematik yasalarını) bile yeniden bağlamak zorunda
kalabiliriz
Dil Felsefesi, Derleyen Bary Lee, Fol yayınları, 2019
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder