Mümkün Dünyalar

Modalite - Mümkün Dünyalar (Modality)

  • Soru: "Gerçeklik sadece 'olan' mıdır, yoksa 'olabilecek olan' da gerçekliğe dahil midir?"
  • Gerçeklik sadece şu an yaşadığımız dünya değildir. Başka bir dünyada siz bir astronot olabilirdiniz. Filozoflar "zorunluluk" ve "olasılık" kavramlarını anlamak için sonsuz sayıda "Mümkün Dünya" hayal ederler.
  • Neden Seçtik? Loux'un 5. Bölümü. Modern metafiziğin "matematiği" gibidir; bu kavram olmadan bilimsel yasaları veya ahlaki sorumluluğu açıklayamayız

Modalite ve Mümkün Dünyalar: Gerçekliğin Olası Sınırları

Metafiziğin en büyüleyici alanlarından biri olan Modalite, sadece "olan" ile değil, "olabilecek olan" (olasılık) ve "olması gereken" (zorunluluk) ile ilgilenir. 21. yüzyıl metafiziğinde bu tartışma, David Lewis’in radikal mirası ile Alvin Plantinga’nın daha sağduyulu yaklaşımı arasındaki gerilimde şekillenir.

1. Mümkün Dünyalar Nedir?

"Ya Sezar köprüyü geçmeseydi?" veya "Ya yerçekimi daha zayıf olsaydı?" gibi sorular, bizi gerçekliğin farklı versiyonlarını düşünmeye zorlar. Filozoflar bu senaryoları analiz etmek için Mümkün Dünyalar (Possible Worlds) semantiğini kullanırlar.

  • Zorunluluk: Her mümkün dünyada doğru olan şeydir (Örn: 2+2=4).
  • Olasılık: En az bir mümkün dünyada doğru olan şeydir (Örn: Sizin bir astronot olmanız).

2. David Lewis ve Modal Realizm: "Hepsi Gerçek!"

  1. yüzyılın sonunda David Lewis, bugün hala tartışılan sarsıcı bir iddia ortaya attı: Modal Realizm.
  • Lewis'e göre, tüm mümkün dünyalar bizim dünyamız kadar somut ve gerçektir.
  • Bizim dünyamıza "gerçek" dememiz, sadece içinde bulunduğumuz yer olduğu içindir (tıpkı "burası" kelimesi gibi). Başka dünyalarda, başka "siz"ler gerçekten yaşamaktadır.

3. Alvin Plantinga ve Aktüalizm (Actualism)

  1. yüzyılın baskın görüşü, Lewis’in bu "kalabalık" evrenine karşı çıkan Aktüalizmdir.
  • Plantinga'ya göre sadece bizim dünyamız (aktüel dünya) gerçektir.
  • Diğer "mümkün dünyalar" somut yerler değil, gerçekliğin sahip olabileceği "soyut durumlar" veya yollardır. Yani mümkün dünyalar birer "fikir" veya "zihinsel inşa"dır.

4. Neden Önemli? Bilim ve Ahlak Bağlantısı

Modalite tartışması sadece hayal kurmak değildir:

  • Bilimsel Yasalar: "Su 100 derecede kaynar" dediğimizde, bunun sadece bizim dünyamızda tesadüfen böyle olmadığını, bir tür "zorunluluk" taşıdığını iddia ederiz.
  • Ahlaki Sorumluluk: "Bunu yapmamalıydın" dediğimizde, "başka bir şeyi yapmanın mümkün olduğu" bir dünyayı varsayarız.

Sonuç: Gerçekliğin Genişliği

  1. yüzyıl metafizikçisi için modalite, gerçekliğin sadece "şimdi ve burada"dan ibaret olmadığını, devasa bir olasılıklar uzayını da kapsadığını hatırlatır. Bu oda, bize evrenin mantıksal sınırlarını çizen bir laboratuvar sunar.

Plantinga'nın "aktüalizm" görüşü, mümkün dünyaları nasıl tanımlamaktadır?

Alvin Plantinga’nın aktüalizm (actualism) görüşü, yalnızca gerçekten var olan (actual) şeylerin var olduğunu savunan, indirgemeci olmayan bir yaklaşımdır. Plantinga, mümkün dünyaları tanımlarken onları fiziksel evrenler olarak değil, gerçek dünyada halihazırda bulunan soyut varlıklar olarak görür.

Plantinga'nın "mümkün dünyalar" tanımı şu temel yapıtaşlarına dayanır:

Olgu Durumları (States of Affiars): Plantinga, mümkün dünyaları birer olgu durumu (state of affairs) olarak tanımlar. Örneğin, "Socrates’in bilge olması" veya "yağmurun yağması" birer olgu durumudur.

Varlık ve Vuku Bulma (Obtaining) Ayrımı: Plantinga’ya göre, tüm olgu durumları "gerekli varlıklardır", yani aslında hep vardırlar. Ancak bir olgu durumunun var olması, onun mutlaka vuku bulduğu (gerçekleştiği) anlamına gelmez. Örneğin, "siyah kuğuların var olmaması" olgu durumu vardır, ancak bu durumun vuku bulup bulmaması dünyanın gidişatına bağlıdır.

Maksimum Kapsamlılık: Bir mümkün dünya, maksimum kapsamlı mümkün bir olgu durumu olarak tanımlanır. Bir olgu durumunun "maksimum kapsamlı" olması, onun dünyadaki her bir olgu durumu için bir karar vermiş olması demektir: Ya o olgu durumunu içerir (includes) ya da onu dışlar (precludes).

Aktüel Dünya: Plantinga’ya göre, sonsuz sayıda mümkün dünya (maksimum kapsamlı soyut olgu durumu) aslında şu an mevcuttur; ancak bunlardan yalnızca biri vuku bulmuştur (obtaining). Bizim "aktüel dünya" dediğimiz şey, gerçekleşmiş olan bu tek mümkün dünyadır.

Özetle; David Lewis mümkün dünyaları bizimki gibi somut ve fiziksel evrenler olarak görürken, Plantinga onları gerçekleşmemiş ama gerçekleşmesi mümkün olan, gerçek dünyada "fikir" veya "plan" seviyesinde var olan soyut senaryolar olarak görür.

Analoji: Plantinga'nın mümkün dünyalarını, bir tiyatro oyununun sahnelenmemiş alternatif metinlerine benzetebiliriz: Tüm bu metinler (mümkün dünyalar) kütüphanede (aktüel gerçeklikte) fiziksel olarak mevcuttur; ancak bu metinlerden yalnızca biri o akşam sahnede oynanmaktadır (vuku bulmaktadır/aktüel dünyadır). Diğer metinler "gerçekleşmemiştir" ama "varlıkları" kütüphanedeki birer soyut kurgu olarak devam eder.

 

David Lewis'e göre "actual" (aktüel/gerçek) terimi, ontolojik bir statüyü değil, tamamen dizinleyici (indexical) bir anlamı ifade eder. Lewis'in bu yaklaşımı, "gerçeklik" kavramını "ben", "burası" veya "şimdi" gibi kelimelerin çalışma prensibine benzetir.

 Lewis'in bu konudaki görüşlerinin detayları şöyledir:

Dizinleyici Kuram (Indexical Theory): Lewis, bir dünyanın "aktüel" olmasının, o dünyanın diğer mümkün dünyalardan daha "gerçek" veya ontolojik olarak üstün olduğu anlamına gelmediğini savunur. Tıpkı "burası" kelimesinin, konuşan kişinin bulunduğu yeri işaret etmesi gibi, "aktüel dünya" ifadesi de yalnızca konuşan kişinin içinde bulunduğu dünyayı işaret eder.

Ontolojik Eşitlik: Lewis'in "modal realizm" anlayışında, tüm mümkün dünyalar ve onların içindeki varlıklar tamamen gerçektir. Bizim dünyamızın bize "aktüel" görünmesinin tek sebebi, bizim bu dünyada yaşıyor olmamızdır. Başka bir dünyadaki gözlemciler için de kendi dünyaları "aktüel", bizim dünyamız ise sadece "mümkün" bir dünyadır.

Ayrıcalıklı Statünün Reddi: Lewis, dünyamızı diğerlerinden ayıran "aktüellik" adında özel bir metafiziksel özellik olmadığını ileri sürer. Aktüellik, nesnel bir özellik değil, bakış açısına bağlı (perspectival) bir ilişkidir. Bu bağlamda, "aktüel dünya" demek, "benim ve çevremin içinde bulunduğu bu dünya" demekle eşdeğerdir.

Analoji: Bu durumu bir konum belirleme sistemine benzetebiliriz: Bir haritaya baktığınızda üzerindeki her nokta (her dünya) eşit derecede oradadır ve gerçektir. Haritadaki "Buradasınız" işareti (aktüel), haritanın kendisinin bir özelliği değil, sadece o anki konumunuzu belirten bir işarettir. Sizin için "burası" Ankara iken, Paris'teki biri için "burası" Paris'tir; ancak bu durum Ankara'yı Paris'ten ontolojik olarak daha "var" kılmaz

 

"Başka bir seçim yapsaydım hayatım farklı olurdu" şeklindeki karşıt-olgusal düşüncelerimiz, metafiziğin en çetrefilli alanlarından biri olan modalite (gereklilik ve imkan) tartışmalarının merkezinde yer alır. Bu "farklı hayatın" gerçekliği ve orada yaşayan bir "siz" olup olmadığı sorusu, özellikle David Lewis ve Alvin Plantinga’nın yaklaşımları üzerinden iki temel perspektifte incelenir.

1. Modal Realizm: Somut Bir Alternatif Olarak Başka Dünyalar

David Lewis’e göre, başka bir seçim yaptığınız o alternatif hayat sadece bir hayal değil, bizim evrenimiz kadar somut ve fiziksel bir gerçekliktir.

Dünyaların Çokluğu: Lewis, "mümkün dünyaların" bizim içinde yaşadığımız evrenle aynı türden nesneler olduğunu savunur; aralarındaki tek fark, orada başka şeylerin yaşanıyor olmasıdır.

Karşıt-Parçalar (Counterparts): Ancak Lewis, "dünyalar arası özdeşliği" reddeder; yani o diğer evrende yaşayan kişi bizzat "siz" değilsinizdir. O kişi, size çok benzeyen, sizin o dünyadaki karşıt-parçanızdır.

Aktüellik Dizinleyicidir: Lewis için "gerçek" (actual) terimi, sadece konuşan kişinin bulunduğu yeri işaret eden bir dizinleyicidir (ben, burası, şimdi gibi); dolayısıyla o diğer evrendeki "siz" için de kendi dünyası aktüel, bizimki ise sadece bir "imkan"dır.

2. Aktüalizm: Soyut Birer Senaryo Olarak İmkanlar

Alvin Plantinga gibi aktüalistler, Lewis'in "başka evrenler gerçekten oradadır" fikrine (possibilism) şiddetle karşı çıkar ve sadece aktüel olanın var olduğunu savunur.

Soyut Olgu Durumları: Plantinga'ya göre mümkün dünyalar somut evrenler değil, maksimum kapsamlı soyut olgu durumlarıdır. Yani o "farklı hayat", gerçekleşmemiş ama mantıksal olarak tutarlı bir senaryo olarak şu anki dünyamızda soyut bir nesne olarak mevcuttur.

Vuku Bulma (Obtaining): Bu görüşe göre, sonsuz sayıda mümkün dünya (senaryo) vardır ancak bunlardan yalnızca biri vuku bulmuştur (obtaining); o da bizim yaşadığımız dünyadır.

Siz Oradasınız: Lewis’in aksine Plantinga, dünyalar arası özdeşliğe inanır. "Başka bir seçim yapsaydım" dediğinizde, o soyut senaryoda bizzat sizin var olduğunuzu ama o senaryonun gerçekleşmediğini (vuku bulmadığını) söylemiş olursunuz.

3. Özet: Farklı Hayatın Statüsü

Kaynaklar ışığında şu sonuca varılabilir:

• Eğer Lewis haklıysa, o seçimleri yapmış olan "siz" (veya benzeriniz), başka bir fiziksel boyutta şu an gerçekten nefes almaktadır.

• Eğer Plantinga haklıysa, o hayat sadece aktüel dünyamızda bulunan ama "gerçekleşmemiş" olan soyut bir plandır; yani o dünyada yaşayan kanlı canlı bir "siz" yoktur, sadece sizin o seçimi yaptığınızı varsayan mantıksal bir imkan vardır.

Analoji: Bu durumu bir sinema filmine benzetebiliriz: Modal Realizm’e (Lewis) göre, filmin her bir alternatif sonu farklı sinema salonlarında aynı anda gerçekten oynatılmaktadır. Aktüalizm’e (Plantinga) göre ise, filmin sadece tek bir sonu çekilmiş ve vizyona girmiştir; diğer tüm "farklı hayatlar" ise sadece senaristin defterinde yazılı kalan, hiçbir zaman filme çekilmemiş soyut taslaklardır.

 Metaphysics: A Contemporary Introduction, Michael J. Loux and Thomas M. Crisp, Fourth edition published 2017 by Routledge


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder