Modern Metafiziğin Mimarı
New York Üniversitesi'nde (NYU) felsefe ve matematik
profesörü olan Kit Fine, yaşayan en büyük analitik felsefecilerden biridir.
Mantık, dil felsefesi ve metafizik alanlarındaki çalışmalarıyla 21. yüzyıl
felsefesinin rotasını değiştirmiştir. Fine, metafiziği sadece bir "varlık
listesi" olmaktan çıkarıp, gerçekliğin hiyerarşik yapısını açıklayan
teknik bir disipline dönüştürmüştür.
1. "Grounding" (Temellendirme) Devrimi
Kit Fine’ın modern felsefeye en büyük mirası, "Grounding"
kavramını yeniden canlandırmasıdır. Fine'dan önce metafizik "Ne var?"
(Quine'cı ontoloji) sorusuna takılıp kalmıştı. Fine ise "Neyin varlığı
neye dayanır?" sorusunu merkeze koydu.
- Varlığın
Katmanları: Fine'a göre gerçeklik "düz" değildir. Bazı
şeyler daha "temeldir", bazıları ise "türetilmiştir".
- Örnek:
Bir toplumu oluşturan bireyler, o toplumun yasalarından ve kurumlarından
daha temeldir. Toplumsal gerçeklik, bireysel eylemler tarafından temellendirilir.
- Sonuç:
Metafizikçi artık sadece bir envanter memuru değil, gerçekliğin dikey
mimarisini çözen bir mühendistir.
2. "Öz"ü (Essence) Yeniden Tanımlamak
Fine, Ortaçağ'dan beri ihmal edilen "Öz" kavramını
modern mantığın en keskin aracı haline getirmiştir.
- Mantıksal
Zorunluluk vs. Öz: Fine, bir şeyin "zorunlu" özelliği
olmasıyla "özü" olması arasındaki farkı meşhur bir örnekle
açıklar: Sokrates'in tek elemanlı bir küme içinde olması mantıksal bir
zorunluluktur ama bu Sokrates'in özü (ne olduğu) değildir.
- Ontolojik
Tanım: Öz, bir nesnenin "kimlik kartıdır". Bir şeyi "o
şey" yapan çekirdek tanımıdır. Fine sayesinde "Öz", bulanık
bir kavram olmaktan çıkıp kesin bir mantıksal yapıya kavuşmuştur.
|
De re gereklilik (necessity), çağdaş metafizikte
bir nesnenin (res), nasıl tanımlandığından bağımsız olarak, sahip olduğu
zorunlu nitelikleri ifade eder. Kit Fine'ın görüşlerine göre, bu konu temel olarak mantıksal, analitik ve metafiziksel
olmak üzere üç farklı gereklilik türü çerçevesinde tartışılmaktadır. Fine'ın de re gereklilik hakkındaki düşüncelerinin
temel başlıkları şunlardır: 1. Quine'ın Eleştirileri ve De Re Şüpheciliği W.V. Quine, de re gerekliliğin anlaşılmaz olduğunu
savunarak iki ana argüman öne sürmüştür: • Metafiziksel Argüman: Bir nesnenin bir özelliğe
zorunlu olarak sahip olmasının, o nesnenin nasıl tanımlandığından (örneğin
"9" sayısı mı yoksa "gezegenlerin sayısı" mı olduğu)
bağımsız olarak anlaşılamayacağını savunur. • Mantıksal Argüman: Modal (zorunluluk belirten)
bağlamlarda, aynı nesneye atıfta bulunan farklı terimlerin birbirinin yerine
konulamayacağını (substitution failure), bu nedenle bu tür bağlamların miktar
belirleyiciler (quantification) için kapalı olduğunu iddia eder. 2. Kit Fine'ın Savunması ve Kaynak Teorisi Fine, Quine'ın aksine, de re gerekliliklerin sağlam
bir temeli olduğunu savunur ve gerekliliğin türlerini "kaynaklarına"
(distinctive source) göre ayırır: • Mantıksal Gereklilik: Kaynağı mantıksal formdur. • Analitik Gereklilik: Kaynağı anlamdır. • Metafiziksel Gereklilik: Kaynağı nesnelerin
kimliğidir (identity of objects),. Örneğin, Socrates'in bir insan olması,
onun bizzat kimliğinden kaynaklanan bir metafiziksel gerekliliktir. 3. Öz (Essence) ve Gereklilik Ayrımı Fine, bir nesnenin özü ile onun zorunlu
özellikleri arasında kritik bir ayrım yapar. Bir özelliğin zorunlu olması
(örneğin Socrates'in "ya bir insan olması ya da olmaması"), o
nesnenin özünü yansıtmak zorunda değildir. Ancak bir nesnenin özü, onun
zorunlu özelliklerinin kaynağını oluşturur. 4. Dünyevi (Worldly) ve Dünyevi Olmayan (Unworldly)
Gereklilik Fine, gereklilik tartışmasına yeni bir boyut katarak "dünyevi"
ve "transandantal/dünyevi olmayan" gerçekler arasında ayrım
yapar: • Dünyevi Gereklilik: Koşullara (circumstances)
bağlı olan ancak her durumda doğru olan gerçeklerdir. Örneğin, "Socrates
ya vardır ya yoktur" önermesi dünyevi bir gerekliliktir çünkü
Socrates'in var olup olmaması dünyevi bir durumdur. • Dünyevi Olmayan (Transcendent) Gereklilik:
Koşullardan tamamen bağımsız olan gerçeklerdir. Fine'a göre "Socrates'in
kendisiyle özdeş olması" veya "Socrates'in bir insan olması",
Socrates'in var olup olmamasından bağımsız olan dünyevi olmayan birer
gerekliliktir. 5. Mevcudiyet ve Öz İlişkisi Fine'ın en dikkat çekici tezlerinden biri, "özün
varoluştan önce geldiği" fikridir,. Geleneksel görüşün aksine, Fine
bir nesnenin bir türün üyesi olabilmesi (örneğin Socrates'in insan olması)
için önce var olması gerektiği fikrine (existence must precede essence) karşı
çıkar. Socrates, nasıl sonuçlanacağı (var olup olmayacağı) sorusu ortaya
çıkmadan önce bile zaten bir "insan"dır; yani onun de re
özsel özellikleri varoluşundan bağımsızdır. Özetle; Kit Fine, de re gerekliliği dilsel bir kurgu olarak gören şüpheci yaklaşımlara karşı çıkarak, bunu nesnelerin derin metafiziksel kimliklerine ve dünyevi olmayan özlerine dayandır. |
3. Semantik İlişkisellik (Semantic Relationism)
Dil felsefesinde de devrim yapan Fine, anlamın sadece
kelimelerin dünyadaki nesneleri işaret etmesiyle (referans) açıklanamayacağını
savunur.
- İlişkisel Anlam: Anlam, kelimelerin birbirleriyle olan mantıksal ve semantik ilişkilerinde gizlidir. Bu görüş, dilin zihnimizdeki o "Doğal Mantık" ile nasıl bu kadar uyumlu olduğunu açıklar.
- Thomasson
ile Farkı: Thomasson ontolojiyi "dilin bir sonucu" olarak
görüp kolaylaştırırken; Fine, ontolojinin dilin ötesinde, dünyanın bizzat
kendi yapısında derin bir hiyerarşisi olduğunu savunur.
- Misyonu: Gerçekliğin "en alt katmanındaki" o sarsılmaz temeli bulmak.
Kilit Sorusu: "Bir şeyin var olduğunu bilmek
yetmez; o varlığını kime borçlu?"
Temel Yapıtları:
- Modality
and Tense (Kiplik ve Zaman - 2005)
- Semantic
Relationism (Semantik İlişkisellik - 2007)
- Essence
and Modality (Öz ve Kiplik - Ünlü Makale, 1994)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder