Çevre Felsefesi

Çevrecilik ing. environmentalism; Fr. environnementalisme; Alm. environmentalismus] Günümüz felsefesi bağlamında daha çok "Yeşil" siyaset felsefesiyle örtüşen çevrecilik ilkin çevrenin insan üzerindeki etkisini ya da çevrenin insan davranışını belirlemedeki önemini vurgulayan bir öğreti olarak boy göstermiştir. Bu anlamıyla çevrecilik insanı dış koşulların ürünü; doğal, toplumsal ve kültürel koşulların toplamı olarak gören anlayışa karşılık gelir. Buna karşılık XX. yüzyılın son çeyreğinde iyiden iyiye kendini hissettiren çevrecilik ya da çevre felsefesi, doğayı iliklerine kadar sömüren ya da onu istediği gibi yoğurabileceğini sanan insanoğluna yöneltilen bir "uyarı felsefesi"dir.

1950'lerde uç veren Leopold'un "Toprak Etiği"nden tutun da Naess'in 1970'lerde geliştirdiği köktenci çevre etiği "Derin Ekoloji" ya da "ekosofi"ye kadar tüm çevreci öğretiler, bilimsel ve teknolojik gelişmelerin arkasına sığınıp doğayı hiçe sayan, doğanın da hakları olduğunu unutan insanlığa bu "yoksayış"ın onarılamaz sonuçlarını durmaksızın hatırlatır. Her ne kadar bugün varılan noktada insanın kendi çıkarları uğruna kökünü kurutamayacağı canlı türü hemen hemen yok gibi olsa da insanın kendisinin de bir canlı türü olduğu unutulmamalıdır.

Çevre etiği [İng. evrimonmental ethics; Fr. éthique environmentale Alm. umweltethik] Ahlak felsefesinin çevre sorumluluğunun ya da bilincinin ahlaki temellerini araştıran dalına verilen ad. İnsanmerkezci bakış açısının terk edilerek doğal çevreyi koruma adına yeni bir çevre etiğinin geliştirilmesi gerektiğine dikkat çeken, insan ile diğer tüm canlıların "ortak" varkalımlarını, "toplu" yaşamlarını sürdürebilmeleri için doğaya özgü erekselliğin gözetilmesi gerektiğini savunan çevrebilim etiği. Uygulamalı etiğin bir kolu olarak çevre etiği, insanın çevreye karşı sorumluluğunun ahlaki açıdan temellendirilmesi üzerine yoğunlaşır; bu sorumluluğun nereye kadar uzayıp gittiğini, neleri kapsadığını irdeler. Ahlak felsefesinin yanıt aradığı "Nasıl yaşamalıyız?" temel sorusuna insanın içinde yaşadığı tüm doğal koşullan dikkate alarak yaklaşan çevre etiği, doğada içkin olarak bulunan amaç ve değerleri koruyup ayakta tutma zorunluluğunun altını koyuca çizer. Hem günümüz insanının koşullarını hem de gelecek kuşakların yaşayacağı koşulları hesaba katarak, bitki ve hayvanların türsel çeşitliliği ile "hayvan hakları"nı korumayı kendine amaç edinir. Doğanın sınırsız biçimde sömürülmesini kıyasıya eleştirip ahlaki açıdan yargılayan, doğayla uyum içinde yaşamadan yana tavır koyan bu düşünce geleneği, Sokrates-öncesi filozoflardan bu yana kendine epeyce yandaş toplamıştır.

Derin Ekoloji  İng. Deep Ecology, F.r. Profonde Ecologie, Alm. Titfenökologia] Felsefi temellerini Norveçli felsefeci Arne Naess'in attığı (1973), insanın kendisini gerçekleştirmesinin yolunun doğayla özdeşleşmekten geçtiğini savunan öğreti; felsefece bir özle yoğrularak onaya çıkmış en radikal çevreci hareket: "köktenci" çevre etiği. Derin Ekoloji'nin temel savı, tüm canlıların yaşamak ve büyümek için aynı ölçüde hak sahibi oldukları düşüncesidir. Uygulamayla ilgili önerilerini kural koyucu ilkelerle harmanlayan Derin Ekoloji'nin felsefece özüne ekosofi adı verilir. Eski Yunanca 'da "yaşanılan yer" ve "bilgelik" anlamlarını taşıyan sözcüklerden türetilmiş ekosofi, insanın yaşadığı yerle uyum içinde olmasının koşullarını araştırır. Ekosofi doğayla uyum içinde yaşamanın bilgeliğine ulaşma çabasıdır. Derin Ekoloji'nin düşünce bazındaki öncüsü, kendine özgü bir çevreiçincilik yaratmayı deneyen Aldo Leopold'dur. Leopold özgün çevreiçinciliğini "Toprak Etiği" (1949) adlı etkileyici yazısında serimlemiştir. Burada şimdiye değin kendilerini "toprağın efendisi" olarak gören insanların, bundan böyle toprağa bağımlı yaşayan canlılar topluluğunun birer üyesi olduklarını kabul etmeleri gerektiğini savunan Leopold, özellikle türleri değerlerine göre sınıflandırıp çoğu türün değerini yok sayan insaniçinci, ekonomik temelli yaklaşımları yerden yere vurur.

 Alıntılar: Felsefe Sözlüğü- A.Baki Güçlü; Erkan Uzun; Serkan Uzun; Ü.Hüsrev Yoksal-Bilim ve Sanat Yayınları 



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder